İçeriğe geç
Yaklaşan indirimSıradaki indirim: %10 — bugün 19:00.başlamasına--:--:--kaldıHemen teklif alın →
Müşteri Girişi
Ana Sayfa Haberler Mağaza İnceleme Yönergeleri: Yerelleştirilmiş Uygulama Neden Reddedilir?

Yazılım ve Oyun Yerelleştirmesi 15 Nisan 2026

Mağaza İnceleme Yönergeleri: Yerelleştirilmiş Uygulama Neden Reddedilir?

Uygulamalar yalnızca teknik hatalar yüzünden reddedilmez. Terim tutarsızlığı, yarım çeviri ve yerel mevzuata uymayan metinler de inceleme aşamasında sorun çıkarabilir.

Bir uygulamanın mağazada yayımlanması otomatik bir işlem değildir. Platform, uygulamayı kendi kurallarına göre inceler ve uygun bulmazsa reddeder. Mağaza inceleme yönergeleri denilen bu kural setleri çoğu zaman teknik bir konu sanılır; oysa içinde metinle ve dille ilgili maddeler de vardır.

İçindekiler

Jiménez-Crespo, Apple mağazasının inceleme yönergelerinin, uygulamanın dağıtıma dahil edilebilmesi için ele alınması gereken uyum konularını tanımladığını belirtir (2024, s. 230). Aynı kitap, mağaza kabulü için platform terimleriyle tutarlılığın korunması gerektiğini de yazar (2024, s. 229).

Aşağıda yerelleştirme kaynaklı ret nedenlerini, bunların nasıl önlendiğini ve Türkçe sürüm hazırlarken hangi kontrollerin yapılması gerektiğini ele alıyoruz.

Mağaza inceleme yönergeleri yerelleştirmeyle nerede kesişir?

İnceleme, uygulamanın çalışıp çalışmadığından ibaret değildir. İncelemeci mağaza listelemesine, ekran görüntülerine, uygulama içindeki metinlere ve satın alma akışına da bakar. Bu kalemlerin hepsi yerelleştirme kapsamındadır ve hepsi ret gerekçesi olabilir.

Kitap, uygulama dağıtımının ve satışının mağazalara ve işletim sistemlerine bağlı olduğunu vurgular (Jiménez-Crespo 2024, s. 230). Yani mağaza yalnızca bir vitrin değil, aynı zamanda bir kapı bekçisidir. Metin kararları bu kapıdan geçmek zorundadır.

Bu durum çeviri sürecine bir ek yükümlülük getirir. Çevirmen yalnızca doğal bir Türkçe üretmekle kalmaz, platformun beklentilerini de gözetir. Bu beklentilerin bir kısmı yazılıdır, bir kısmı ise uygulamada oluşmuş kabullerdir.

Yönergeler ayrıca zaman içinde değişir. Bir yıl önce sorunsuz geçen bir ifade, güncellenen kurallar nedeniyle bugün sorgulanabilir. Bu yüzden ilk yayında yapılan kontrol yeterli sayılmamalı, büyük sürümlerde tekrarlanmalıdır.

Platform terimleriyle tutarlılık

En somut kural terim tutarlılığıdır. Kitap, uygulamaların mağaza tarafından kabul edilebilmesi için Android, Samsung Galaxy, Huawei, Amazon veya Apple ürünlerindeki standartlaşmış terimlerle tutarlılığın korunması gerektiğini belirtir (2024, s. 229).

Pratikte bu, sistem işlevlerini kendi başınıza adlandıramayacağınız anlamına gelir. Bildirim, izin, ayarlar, hesap ve abonelik gibi kavramların platformdaki Türkçe karşılıkları vardır. Farklı bir karşılık kullanmak hem kullanıcıyı şaşırtır hem de inceleme aşamasında sorulabilir.

Çözüm basittir ama disiplin ister: platformun kendi Türkçe arayüzü referans alınır. Bir cihazın sistem ayarları açılıp ilgili terimler not edilir. Bu kısa çalışma, sonradan yapılacak tüm terim tartışmalarını baştan bitirir.

Tutarlılık kuralının bir sınırı vardır. Platform terimi kullanmak, uygulamanın kendi özgün kavramlarını da platform diline uydurmak anlamına gelmez. Marka adları ve ürüne özgü işlev adları sizin kararınızdır; kural yalnızca sistemle ortak kavramlar için geçerlidir.

Yerel mevzuata uyum

Kitap, bazı ögelerin hedef yerele uyarlandığını, yerel mevzuata uyumla ilgili bazı konuların ise uygulama pazarlanıp dağıtılmadan önce çözülmesi gerektiğini yazar (Jiménez-Crespo 2024, s. 229). Bu, çeviriden çok içerik kararıdır, ama sonuç metne yansır.

En sık karşılaşılan alanlar kişisel veri, reklam, yaş sınırı ve ödeme koşullarıdır. Kaynak pazarda yeterli olan bir aydınlatma metni, hedef pazarda eksik kalabilir. Bu eksiklik çeviriyle giderilemez; içeriğin kendisinin genişletilmesi gerekir.

Bu yüzden hukuki metinler ayrı bir akışta yürütülmelidir. Çevirmen taslağı hazırlar, ilgili birim onaylar. Onay olmadan yayına giren metinler, hem inceleme hem de denetim açısından risk taşır.

Bu akışın süresi de hesaba katılmalıdır. Hukuki gözden geçirme çoğu zaman arayüz çevirisinden uzun sürer. Metinler son haftaya bırakılırsa, uygulama hazır olduğu hâlde gönderilemez. Sıralamayı tersine kurmak, yani hukuki metinleri en başta başlatmak daha güvenlidir.

Kültürel içerik ve görseller

Kitap, bazı görsel ve videoların uygulamanın ilgi alanını genişletmek ya da kültürel olarak rahatsız edici olmadıklarından emin olmak için yerelleştirilmesi gerektiğini belirtir (Jiménez-Crespo 2024, s. 232). Bu değerlendirme hedef pazara göre değişir ve tek bir kural listesine indirgenemez.

Risk yalnızca ekran görüntülerinde değildir. Uygulama simgesi, tanıtım videosu, örnek veriler ve içerideki illüstrasyonlar da aynı incelemeye tabidir. Örnek verilerde kullanılan isimler, tarihler ve haritalar hedef pazarda beklenmedik biçimde okunabilir.

Bu alanda kesin bir çözüm yoktur; ancak hedef pazardan bir gözden geçirenin sürece dahil edilmesi riski belirgin biçimde azaltır. Kültürel değerlendirme yaklaşımları için bilgi merkezimizdeki yazılara bakabilirsiniz.

Gözden geçirme erken yapılmalıdır. Görseller üretildikten sonra değiştirilmesi zaman ve bütçe ister; taslak aşamasında verilen bir uyarı ise bedelsizdir. Bu yüzden kültürel kontrol, çeviri sonrası değil tasarım sırasında planlanmalıdır.

Yarım kalmış yerelleştirme

Yerelleştirme kaynaklı sorunların büyük bölümü eksiklikten doğar. Uygulama Türkçe olarak listelenmiştir, ama bazı ekranlar kaynak dilde kalmıştır. Kullanıcı için bu bir kalite sorunudur; inceleme açısından ise listeleme ile ürünün uyuşmadığı anlamına gelebilir.

BelirtiKaynağıÖnlem
Karışık dilli ekranEksik dizeKaynak ve hedef dize sayısını karşılaştırma
Yanlış sistem terimiTerim listesi yokPlatform arayüzünü referans alma
Kaynak dilde hata iletisiDış servis metniKendi açıklama satırını ekleme
Uyumsuz ekran görüntüsüEski görselÇeviri sonrası görsel yenileme
Eksik hukuki metinİçerik farkıYerel mevzuat gözden geçirmesi
Yerelleştirme kaynaklı inceleme riskleri ve karşılık gelen önlemler.

Tablodaki önlemlerin hiçbiri pahalı değildir. Hepsi teslim öncesi kontrol listesine yazılabilecek adımlardır. Maliyet, bu adımların atlanması ve sorunun inceleme aşamasında ortaya çıkması durumunda doğar.

Kitap, uygulama yerelleştirmesinde dilsel ve işlevsel testin birlikte yürütüldüğünü, dilsel testin kaynak dosyalar üzerinde, işlevsel testin benzetim ortamlarında ya da gerçek cihazlarda yapıldığını belirtir (2024, s. 230). Bu iki test, tablodaki belirtilerin çoğunu yayından önce yakalar.

Tek mağaza değil: farklı kurallar, farklı beklentiler

Uygulama dağıtımı iki büyük mağazayla sınırlı değildir. Kitap, çoğu ticari uygulamanın Android ve iOS sürümlerinin bulunduğunu, bunun yanında Samsung Galaxy, Huawei ve Amazon gibi başka mağazaların da olduğunu belirtir (Jiménez-Crespo 2024, s. 229).

Her mağazanın kendi kural seti ve kendi terim geleneği vardır. Aynı Türkçe metin bir mağazada sorunsuz geçerken diğerinde soru işareti yaratabilir. Bu, aynı içeriğin küçük farklarla birden çok sürümünün tutulması anlamına gelebilir.

Pratik yaklaşım, ortak bir çekirdek metin ve mağazaya özgü küçük varyantlar tutmaktır. Çekirdek tek elden yönetilir, varyantlar ise yalnızca gerektiği kadar ayrışır. Böylece güncelleme yükü kontrol altında kalır.

Karar verirken hangi mağazanın hedef pazarda gerçekten ağırlığı olduğunu görmek gerekir. Her mağaza için ayrı metin yönetmek, getirisi belirsiz bir maliyet doğurabilir. Kapsamı sınırlamak da meşru bir tercihtir.

Kapsam daraltıldığında bunun yazılı olması önemlidir. Hangi mağazanın hangi sürümde güncelleneceği belirsiz kalırsa, aylar sonra farklı mağazalarda farklı metinler dolaşmaya başlar. Basit bir tablo, hangi mağazada hangi metnin yayımlandığını izlemeye yeter ve sürüm karışıklığını baştan önler.

Reddedildikten sonra ne olur?

Ret, projenin sonu değildir; ancak takvimi bozar. Düzeltme yapılır, uygulama yeniden gönderilir ve yeni bir inceleme süresi başlar. Metin kaynaklı sorunlar genellikle hızlı düzeltilir, fakat gönderim döngüsü yine de gün kaybettirir.

Asıl maliyet, kampanya takvimiyle çakışan yayınlarda ortaya çıkar. Belirli bir tarihe bağlı bir lansman planlandıysa, ret bu planı doğrudan etkiler. Bu yüzden yerelleştirme kontrolleri gönderimden önce tamamlanmalıdır.

Ret bildirimleri ayrıca öğreticidir. Gelen gerekçe kaydedilip iç kontrol listesine eklenirse, aynı sorun ikinci kez yaşanmaz. Birkaç sürüm sonra bu liste, ekibin en pratik kalite belgesi hâline gelir.

Bildirimlerin dili bazen genel olur ve tam olarak neyin sorun olduğu anlaşılmaz. Böyle durumlarda tahmin yürütmek yerine platformun inceleme kanalı üzerinden açıklama istemek daha hızlı sonuç verir. Yanlış tahminle yapılan düzeltme, ikinci bir ret anlamına gelebilir.

Türkiye bağlamı

Türkiye pazarına açılan uygulamalarda en sık karşılaşılan metin sorunu, sistem terimlerinin serbest çevrilmesidir. Platformların Türkçe arayüzleri uzun süredir yerleşiktir ve kullanıcılar bu terimlere alışkındır. Farklı bir karşılık kullanmak, doğru bir çeviri olsa bile yabancı durur.

İkinci konu kişisel verilerdir. KVKK kapsamında aydınlatma yükümlülüğü, uygulamanın veri işleme biçimine göre şekillenir. Mağaza listelemesindeki gizlilik bilgileri ile uygulama içindeki aydınlatma metninin birbiriyle çelişmemesi gerekir.

Üçüncü konu içerik hassasiyetidir. Harita, bayrak, tarih ve yer adı içeren görseller hedef pazarda beklenenden fazla dikkat çekebilir. Bu ögeler yerelleştirme kapsamına baştan alınmalı, sonradan tartışılan bir konu hâline getirilmemelidir.

Son olarak yaş sınırı ve reklam içeriği vardır. Uygulama reklam gösteriyorsa, reklamların hedef pazardaki içeriği de kullanıcı deneyiminin parçası sayılır. Bu alan doğrudan çeviriyle ilgili olmasa da yerelleştirme kalitesi algısını etkiler.

Bu dört başlığın hiçbiri tek başına yayını engellemez. Ancak birlikte değerlendirildiklerinde, Türkçe sürümün gerçekten hedef pazar için hazırlanıp hazırlanmadığını gösterirler. İncelemeci de kullanıcı da aynı izlenimi aynı yerden edinir.

Bu sizin için ne anlama geliyor?

Yeni bir pazara açılırken inceleme sürecini takvime dahil edin ve yerelleştirme kontrollerini gönderim öncesine alın. Aşağıdaki sıra, riskin büyük bölümünü kapatır.

  1. Platformun Türkçe sistem terimlerini kısa bir listeye çıkarın.
  2. Hukuki metinleri ayrı bir akışta hazırlatıp onaylatın.
  3. Görselleri hedef pazardan bir gözden geçirene inceletin.
  4. Kaynak ve hedef dize sayılarını teslim öncesi karşılaştırın.
  5. Ekran görüntülerini son çeviriyle yeniden üretin.
  6. Gelen ret gerekçelerini kalıcı bir kontrol listesine ekleyin.

Bu kontrollerin çoğu bir kez kurulduğunda her sürümde tekrar kullanılır. Uygulama yerelleştirmesi ve yayın öncesi dil kontrolü için teklif isteyebilir, sorularınızı iletişim sayfamızdan iletebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İnceleme yönergeleri yerelleştirmeyi nasıl ilgilendirir?

Kitap, uygulamanın mağazada dağıtıma girebilmesi için inceleme yönergelerinde tanımlanan uyum konularının çözülmesi gerektiğini belirtir. Bu konuların bir bölümü doğrudan metinle ilgilidir.

Platform terimlerini kullanmak zorunlu mu?

Kitap, uygulamanın mağaza tarafından kabul edilebilmesi için platformların standartlaşmış terimleriyle terminolojik tutarlılığın korunması gerektiğini yazar. Kendi karşılığınızı uydurmak risk yaratır.

Görseller neden inceleme sorunu olur?

Kitap, bazı görsel ve videoların ilgiyi genişletmek ya da kültürel olarak rahatsız edici olmadıklarından emin olmak için yerelleştirilmesi gerektiğini belirtir. Bu değerlendirme pazara göre değişir.

Reddedilen bir uygulama ne kadar sürede yayına döner?

Süre platforma ve sorunun türüne göre değişir. Metin kaynaklı sorunlar genellikle hızlı düzeltilir, ancak yeni bir gönderim ve yeni bir inceleme süresi gerektirir.

Kaynaklar

  • Jiménez-Crespo, M. A. (2024). Localization in Translation. Routledge, s. 229–232.
  • Apple Developer, App Store Review Guidelines (2024).
  • Google Play, Geliştirici Program Politikaları (2024).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir.

Paylaş

Belgeniz hazır mı? Dakikalar içinde fiyatını görün

Anında Fiyat Al
2 dakikada fiyatınızı görün Anında Fiyat Al
WhatsApp ile yazın