Yerelleştirme 20 Temmuz 2026
WordPress Çok Dilli Site Nasıl Kurulur?
WordPress'te çok dilli yapı kurmanın birden fazla yolu var ve seçim geri dönüşü zor bir karar. Yöntemleri, adres yapısını ve çeviri akışını karşılaştırıyoruz.
WordPress çok dilli site kurulumu, göründüğünden daha fazla mimari karar içerir. Bir eklenti kurup dil eklemek birkaç dakikalık iştir; ancak seçilen yöntem, sonraki yılların bakım maliyetini belirler ve geri dönmek genellikle içerik taşıma projesi anlamına gelir.
İçindekiler
WordPress’in bu tartışmadaki ağırlığı büyüktür: sistem, tüm web sitelerinin %61,4’ünü oluşturan içerik yönetim sistemleri arasında en yaygın olanıdır (W3Techs, Eylül 2019 verisi). Yani çok dilli yapı sorusu çok sayıda kurum için aynı biçimde gündeme gelir.
Aşağıda yöntemleri, adres yapısı seçeneklerini, içerik dışında kalan metinleri ve çeviri dosyası akışını sırayla ele alıyoruz.
WordPress çok dilli site kurmanın üç yolu
Üç temel yaklaşım vardır ve seçim, içeriğin dillere göre ne kadar ayrıştığına bağlıdır.
| Yöntem | Nasıl çalışır | Ne zaman uygun |
|---|---|---|
| Tek kurulum + çeviri eklentisi | Her içeriğin dil eşleşmesi aynı veritabanında tutulur | İçerik dillerde büyük ölçüde aynıysa |
| Çoklu ağ (multisite) | Her dil ayrı site, ortak yönetim | İçerik ve tasarım dillere göre belirgin ayrışıyorsa |
| Ayrı kurulumlar | Her dil bağımsız WordPress | Ayrı ekip, ayrı marka veya ayrı tüzel kişilik varsa |
Tek kurulum, çoğu kurumsal site için en pratik olanıdır. Aynı yazının farklı dillerdeki sürümleri birbirine bağlanır; ziyaretçi dil değiştirdiğinde ana sayfaya değil, bulunduğu sayfanın karşılığına gider. Bu ayrıntı kullanıcı deneyimi açısından önemlidir ve ayrı kurulumlarda kaybolur.
Çoklu ağ, dillere göre farklı menü, farklı ürün kataloğu ve farklı kampanya yapısı gerekiyorsa avantaj sağlar. Bedeli, aynı işi birden çok kez yapmaktır: eklenti güncellemeleri, tasarım değişiklikleri ve teknik bakım site sayısıyla çarpılır.
Adres yapısı: alt dizin, alt alan adı, ayrı alan adı
Yöntem seçildikten sonraki ilk karar adres yapısıdır ve bu karar arama motoru tarafında kalıcı sonuçlar doğurur.
Alt dizin yapısında diller aynı alan adı altında klasör gibi durur. Alan adının birikmiş otoritesi paylaşılır, sertifika ve teknik yönetim tektir. Çoğu proje için önerilen budur.
Alt alan adı yapısı teknik ayrışma gerektiren durumlarda kullanılır; çoklu ağ kurulumlarının varsayılan seçeneği de genellikle budur. Ayrı alan adı ise pazarlama açısından bağımsızlık isteyen kurumlar için anlamlıdır, ancak her alan adının kendi otoritesini sıfırdan biriktirmesi gerekir.
Hangi yapı seçilirse seçilsin, sayfalar arasında karşılıklı dil etiketlerinin doğru kurulması gerekir. Bu etiketler eksikse arama motoru Türkçe sayfayı yanlış kitleye gösterebilir ve iki sürüm birbiriyle yarışır.
Eklenti seçerken bakılacak ölçütler
Çeviri eklentileri işlevsellik açısından benzer görünür; ayrıştıkları noktalar teknik ayrıntılardadır. Dört ölçüt, uzun vadeli maliyeti belirler.
Birincisi veri modelidir. Bazı eklentiler çevirileri ayrı kayıtlar olarak tutar, bazıları aynı kayıt içinde alan olarak saklar. Ayrı kayıt modeli, ileride eklentiden çıkmak gerektiğinde içeriği kurtarmayı kolaylaştırır.
İkincisi dışa aktarma yeteneğidir. Eklenti içeriği XLIFF gibi standart bir biçimde dışa aktarabiliyorsa çeviri aracıyla çalışabilirsiniz; aktaramıyorsa çeviri arayüzde elle yapılır ve çeviri belleği oluşmaz.
Üçüncüsü kapsamdır: yalnızca yazı ve sayfaları mı çeviriyor, yoksa özel içerik türlerini, taksonomileri, menüleri ve sayfa oluşturucu bloklarını da kapsıyor mu? Dördüncüsü ise uyumluluktur; kullandığınız tema, sayfa oluşturucu ve e-ticaret altyapısıyla birlikte sınanmış olması gerekir.
Bu dört ölçütün karşılığı doğrudan bütçedir. Dışa aktarma yapamayan bir eklenti seçildiğinde her güncelleme tam ücretle çevrilir; kapsamı dar bir eklenti seçildiğinde menüler ve ürün nitelikleri elle yönetilir. Karar bir kez verildiği ve değiştirmek içerik taşımak anlamına geldiği için, seçim aşamasında bir yedek üzerinde deneme yapmak en ucuz sigortadır.
İçerik dışı metinler: tema ve eklenti dizeleri
Bir sitenin üzerindeki metinlerin hepsi içerik değildir. “Sepete ekle”, “Devamını oku”, “Arama sonucu bulunamadı” gibi ifadeler tema ve eklenti kodundan gelir. Çeviri eklentisi bunları genellikle kapsamaz.
Bu metinler yazılım dizeleridir ve WordPress ekosisteminde PO/MO dosyalarıyla çevrilir. Yaygın eklentilerin çoğunda hazır Türkçe çeviri bulunur; ancak tamamlanmamış olabilir ya da sizin terminolojinize uymayabilir.
Pratik yaklaşım şudur: önce mevcut çevirilerin kapsamı kontrol edilir, eksik ve uyumsuz dizeler listelenir, bunlar ayrı bir çeviri paketi olarak işlenir. Bu paket küçüktür ama ürünün ilk izlenimini doğrudan etkiler; ödeme adımında İngilizce bir düğme kalması dönüşümü düşürür.
Özel geliştirilmiş temalarda ek bir kontrol gerekir: tema kodunda sabit yazılmış metin varsa hiçbir dosyaya görünmez. Bu durumda önce temanın uluslararasılaştırılması, yani metinlerin çeviri fonksiyonlarına alınması gerekir.
Çeviri dosyası akışı ve çeviri belleği
Küçük sitelerde çeviriyi doğrudan WordPress arayüzünde yaptırmak makuldür. Hacim büyüdüğünde bu yöntem üç sorun çıkarır: tekrar eden metinler yeniden ücretlendirilir, terim tutarlılığı denetlenemez ve ilerleme takip edilemez.
Alternatif, içeriği dışa aktarıp çeviri aracında işlemektir. Bu akışta metin bir çeviri belleğine kaydedilir; sonraki güncellemelerde yalnızca değişen cümleler ücretlendirilir. Sektör ölçümlerinde çeviri işlerinin yaklaşık %40’ının yeniden kullanılabilir olduğu görülmüştür (DePalma 2012), bu da düzenli güncellenen sitelerde belirgin bir fark yaratır.
Akışın kritik noktası geri yüklemedir. Dışa aktarılan dosyanın çevrildikten sonra aynı yapıyla geri yüklenebildiğinden emin olun; bu, ilk turda küçük bir sayfa grubuyla denenmelidir. Biçim kaybı, blok yapısının bozulması ve bağlantıların kırılması en sık burada ortaya çıkar.
Bakım, performans ve yedekleme
Çok dilli bir kurulum, tek dilli kuruluma göre daha fazla veri ve daha fazla sorgu üretir. Her içerik için ek kayıtlar, dil eşleşme tabloları ve dil değiştirici mantığı devreye girer. Küçük sitelerde bu fark hissedilmez; içerik sayısı arttıkça sayfa açılış süreleri uzayabilir.
Alınacak önlemler standarttır: önbellek katmanının dile duyarlı çalıştığından emin olmak, gereksiz eklentileri kaldırmak ve veritabanı tablolarını düzenli bakımdan geçirmek. Önbellek dile duyarlı değilse ziyaretçilere yanlış dilde sayfa gösterilebilir; bu, çok dilli kurulumlarda en sık bildirilen sorunlardan biridir.
Yedekleme tarafında kritik nokta, çevirilerin içerikle birlikte yedeklenmesidir. Bazı eklentiler dil eşleşmelerini ayrı tablolarda tutar; kısmi yedekler bu tabloları kapsamayabilir. Geri yükleme sırasında içerik gelir, eşleşmeler gelmez ve siteler birbirinden kopar.
Son olarak güncelleme disiplini gerekir. Çeviri eklentisi, tema ve e-ticaret altyapısı birbirine bağımlıdır; birinin ana sürüm güncellemesi diğerini bozabilir. Güncellemelerin önce bir kopya ortamda denenmesi, çok dilli kurulumlarda tek dilliye göre çok daha önemlidir.
Kurulum sırası ve sık yapılan hatalar
Sıra, hem maliyeti hem de geri dönüş riskini belirler. Aşağıdaki dizilim, çoğu projede sorunsuz işleyen bir düzendir.
- Yöntemi seçin: tek kurulum, çoklu ağ ya da ayrı kurulumlar.
- Adres yapısına karar verin ve dil etiketlerini kurun.
- Eklentiyi dört ölçüte göre seçin ve bir yedek üzerinde deneyin.
- Tema ve eklenti dizelerinin durumunu envanterleyin.
- Pilot olarak 5–10 sayfa seçip dışa aktarma ve geri yükleme akışını sınayın.
- Terim listesini onaylayın, sonra hacimli içeriği çeviriye gönderin.
- Yayından sonra dil değiştirici davranışını ve site içi aramayı test edin.
Sık yapılan hatalar da bu sıranın bozulmasından doğar: eklenti seçilmeden içerik çevirmek, tema dizelerini kapsam dışı bırakmak, dil değiştiriciyi yalnızca ana sayfaya bağlamak ve yedek almadan büyük içe aktarma yapmak.
Türkiye bağlamı
Türkçe içerikli WordPress kurulumlarında üç ayrıntı özellikle sorun çıkarır. Birincisi adreslerdir: yazı başlığından üretilen bağlantılarda Türkçe harflerin doğru sadeleştirilmesi gerekir. Yanlış dönüşüm, okunmayan ya da tekrarlanan adresler üretir; sonradan düzeltmek yönlendirme kurmayı gerektirir.
İkincisi veritabanı harmanlamasıdır. Eski kurulumlardan taşınan sitelerde harmanlama ayarı Türkçe harfleri doğru sıralamayabilir ve arama sonuçlarını etkileyebilir. Taşıma sonrası kodlamanın uçtan uca UTF-8 olduğunun doğrulanması gerekir.
Üçüncüsü site içi aramadır. Türkiye’de kullanıcıların önemli bir bölümü Türkçe harf kullanmadan arama yapar. Site içi aramanın “sirket” sorgusunu “şirket” ile eşleştirebilmesi, e-ticaret sitelerinde doğrudan satışa etki eden bir ayrıntıdır. Bu davranış çoğu kurulumda varsayılan olarak gelmez, ayrıca yapılandırılır.
Bu sizin için ne anlama geliyor?
Sitenizi Türkçe ve başka dillerde yayımlayacaksanız, çeviri bütçesini konuşmadan önce yapı kararlarını netleştirin. Yanlış yapı üzerine yapılan çeviri, ilerleyen aylarda yeniden yapılır.
- Diller arasında içeriğin ne kadar ayrışacağını yazılı olarak belirleyin; yöntem kararı buradan çıkar.
- Eklentinin XLIFF ya da benzeri bir biçimde dışa aktarma yapıp yapamadığını doğrulayın.
- Tema ve eklenti dizelerini ayrı bir kalem olarak fiyatlandırın; içerik teklifine dahil sanmayın.
- Pilot sayfa grubuyla dışa aktarma ve geri yükleme turunu tamamlamadan hacimli çeviriye başlamayın.
- Çeviri belleğinin size teslim edilmesini talep edin; sonraki güncellemelerin maliyeti buna bağlıdır.
Kurulumunuzu ve eklenti yapınızı paylaşırsanız hangi akışın uygun olduğunu birlikte belirleyebiliriz. Bize yazın ya da doğrudan teklif isteyin; sayfa listesi ve eklenti bilgisi kapsamı çıkarmak için yeterlidir.
Sık sorulan sorular
Hangi yöntem daha iyi: tek kurulum mu, çoklu ağ mı?
Tek kurulumda eklentiyle çok dilli yapı, içerik eşleşmesi ve yönetim kolaylığı sağlar. Çoklu ağ, siteler arasında içerik ve tasarım farkı büyükse anlamlıdır. Çoğu kurumsal site için tek kurulum yeterlidir.
Tema ve eklentilerdeki metinler nasıl çevrilir?
Bunlar içerik değil yazılım dizeleridir ve PO/MO dosyalarıyla çevrilir. İçerik eklentisi bu dizeleri kapsamaz; ayrı bir kalem olarak planlanmalıdır.
Alt dizin mi alt alan adı mı kullanmalıyım?
Çoğu proje için alt dizin uygundur; alan adının birikmiş otoritesini paylaşır ve yönetimi tek kurulumda tutar. Alt alan adı, teknik olarak ayrışmış kurulumlar için tercih edilir.
Çeviriyi WordPress arayüzünde mi yaptırmalıyım?
Kısa içeriklerde uygundur. Hacim büyüdüğünde içeriği XLIFF veya PO olarak dışa aktarıp çeviri aracında işlemek, çeviri belleği ve terim tutarlılığı sağladığı için daha verimlidir.
Kaynaklar
- Pietrzak, P. & Kornacki, M. (2021). Using CAT Tools in Freelance Translation. Routledge, s. 16–19.
- W3Techs (2019). Usage Statistics of Content Management Systems — WordPress %61,4 (Eylül 2019 verisi).
- DePalma, D. (2012). Translation Productivity Benchmarks. Common Sense Advisory (2012 verisi).
- WordPress.org, Internationalization for Developers — tema ve eklenti dizeleri.